İran İslam Cumhuriyetinin BM daimi temsilcisi Golamali Hoşru, Ortadoğu’da yönetimlerin değiştirilmesine yönelik çalışmalar, radikal ve aşırı terörist grupların ortaya çıkarak çalışmasının, daha iyi bir gelecek için kadınların umutsuzluğuna sebep olduğunu belirterek, kadınların terörizmin ilk kurbanları olduğunu belirtti.
Hoşru Cuma günü katıldığı “kadınlar, barış ve güvenlik” konulu BMGK’nin oturumunda, “Irak ve Suriye’de terörist grupların fiziki olarak yok edilmeleri ile kadınlara karşı cinayetlerin sona ereceğini düşünmenin safdillik olacağını, zira söz konusu grupların davranışlarının temeli, başkalarını inkar eden sapkın düşüncelere dayalı olduğunu” belirtti.
İran’ın BM daimi temsilcisi ayrıca bu sebeplerden dolayı uluslararası toplumun tekfirci gruplarla mücadeleye devam etmesi gerektiğini de söyledi.
BMGK 2000 yılında “kadınlar, barış ve güvenlik” konusunda 1325 sayılı bildiriyi onayladı. Söz konusu bildiride ilk kez silahlı çatışmalar ve savaşların kadınlar ve kızlar üzerindeki kötü etkileri dikkate alındı. BMGK geçen yıllarda yine kadınlar, barış ve uluslararası güvenlik konusunda 6 bildiri daha onayladı. Fakat maalesef dünya çapında yaşanan çatışma ve savaşlarda birçok kadının birçok hakkını kaybettiğine, temel haklarının ciddi olarak çiğnendiğine şahit oluyoruz. 3. Milenyumda kadınların köle olarak satılması, cinsel şiddete maruz kalması, çeşitli fiziksel ve psikolojik işkencelere maruz kalması, bu şom olayların etkilerindendir.
Batı dünyasının tanınmış muhabirlerinden Berry Robin bu konuda şöyle diyor: … çeşitli toplumlarda ahlaki değerler silikleşmiş ve modern cahiliyet kızları diri diri gömüyor; cisimlerini değil, onların ruhunu, şahsiyetini ve iffetini. Yeni çağda uzun süreli kanlı savaşlara şahit oluyoruz; bu kez demokrasi, adalet ve insan severlilik sloganı ile. Zayıfların işkence edilmesine şahit oluyoruz; bu kez Ebugureyp veya Guantanamo’da …
Günümüzde bu şiddet olayların sonucu, Suriye, Irak, Yemen, batı Asya’dan kuzey Afrika’ya kadar alanda görülüyor.
11 Eylül olayları ardından ABD önce Afganistan ve ardından Irak’a saldırdı; fakat iki ülkenin işgal edilmesi, şiddet olayların son bulmasına yardımcı olamadı. Günümüzde de batı ve tabi ki en ön safta Amerika, her gün insan hakları ihlalini kınayan yeni bir bildiri onaylıyor. Fakat aynı ülkeler bu kez kendi siyasi çıkarları veya silah satışı söz konusu olunca kadınlara hiçbir insani hak tanımayan Suudi Arabistan gibi çocuk katili, bağnaz ve gerici rejimlerle işbirliği yaparak, kadınların ölümüne karşı sessizliği sürdürmekle kalmıyor hatta destekte de bulunuyorlar.
Amerika’nın itiraf etmesine göre bizzat kurduğu IŞİD terör grubunun Irak ve Suriye’de kadınlar ve kızlara karşı işlediği cinayetler, tüm dünya tarafından biliniyor. IŞİD’in Irak’ta Ezidi kadınların köle olarak sattığı, işgal ettiği kentlerde kadınları adeta cinsel köle olarak kullandığı, Rakka’da kadın köle pazarı kurduğu, insanlık tarihine kara sayfalarda yazılan utanç verici olaylardır.
Amerika’nın her yıl milyonlarca dolar değerinde hibe ettiği silahlarla Siyonist rejim Filistinli kadınları öldürüyor, çocuklarını ve eşlerini şehit ediyor, evlerini yıkıyor ve onları çaresiz ve umutsuz bırakıyor.
Zaman aşımı kadınlar ve çocuklara barış, güvenlik ve özgürlüğü armağan edenin ABD olmadığını, şiddete karşı mücadele eden ve kendi haklarını kazanmak için direnenler olduğunu gösterecektir.
